ArşivEkim 5, 2008

DENİZ ÇAKIR FERHUNDE’Yİ ANLATTI!



DENİZ ÇAKIR FERHUNDE’Yİ ANLATTI!

Deniz Çakır Ferhunde'yi Anlattı!

Yaprak Dökümü’nde Ferhundeyi Canlandıran Deniz Çakır Canlandırdığı Karakterin Kötü Olmadığını Söyledi.

YAPRAK DÖKÜMÜ’NDE FERHUNDEYİ
CANLANDIRAN DENİZ ÇAKIR
CANLANDIRDIĞI KARAKTERİN
KÖTÜ OLMADIĞINI SÖYLEDİ.Deniz Çakır,
‘Yaprak Dökümü’ dizisinde canlandırdığı
Ferhunde karakterinin ‘kötü’ olmadığını
söyleyerek ‘Dizinin en komik karakteri
benim’ dedi. CNNTURK’te Beyazıt Öztürk
ve Meral Okay’ın sundukları ‘Nası Yani?’
programına konuk olan Çakır, canlandırdığı
karakterin ‘kötü’ bir kadın olmadığının altını
çizerek, ‘Yapılan anketlerde de Ferhunde
‘En Komik Karakter’ olarak seçiliyor. Ayrıntılı izleyici, en matrak, esprili ve en mizaha yatkın kadın olarak görüyor. Gerçekten de öyle. Çok komik ayrıntılar var’ dedi. Bu arada Çakır, Perran Kutman hayranı olduğunu da belirterek, ‘Onunla oynamayı çok isterim. Kutman’ın hem komedisi hem de dramı beni çok etkiliyor. Çok acayip bir oyuncu. O yüzden çok isterim onunla oynamayı’ açıklamasını yaptı.

Resmi büyütmek için tıklayın

Gülse yüzünden bıraktım

Gülse yüzünden bıraktım

Gülse yüzünden bıraktım Vural Çelik, diziyi bırakmasına Gülse Birsel’in sebep olduğunu ima etti.

“Avrupa Yakası”nın bu sezonki kayıplarından Vural Çelik, diziyi bırakmasına Gülse Birsel’in sebep olduğunu ima etti.

Ekranda itiraf etti

Ekran klasiklerinden biri olan “Avrupa Yakası”, yeni sezona birçok kayıpla girdi. Hümeyra (İfo), Rutkay Aziz (Bülent), Tolga Çevik (Sacit) ve Vural Çelik (Kubilay/Gülenay) artık oyuncu kadrosunda değil… Bu ayrılıklarla ilgili

farklı iddialar ortaya atılırken, Vural Çelik ise kendi sebebini Doğa Rutkay’ın sunduğu “Her Şeyi Söylemek Mümkün” programında açıkladı.

Kim olduğunu anlarsınız

Diziden ayrılma öyküsünü anlatırken yapımcılar Sinan Çetin ve Atilla Aslan’a teşekkür eden oyuncu, Gülse Birsel’i isim vermeden eleştirdi. Çelik, “Dizinin beyin takımından Sinan Çetin ve Atilla Aslan’a sonsuz teşekkür ediyorum. Ancak yine beyin takımından bir isme teşekkür etmiyorum. O kişi erkek değil, dişi… Kim olduğunu anlamak hiç de zor değil” dedi.

Ebru Gündeş konseri, 15 askerin şehit olması üzerine iptal edildi…

Ebru Gündeş konseri iptal Ebru Gündeş konseri, 15 askerin şehit olması üzerine iptal edildi…

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından bu yıl 4.’sü düzenlenen “Bursa Alışveriş Şenliği”nin kapanışında yapılması planlanan Ebru Gündeş konseri, 15 askerin şehit olması üzerine iptal edildi.

BTSO tarafından düzenlenen ‘4. Bursa Alışveriş Şenliği’nin kapanışında yapılması planlanan Ebru Gündeş konserinin, 15 askerin şehit edilmesi dolayısıyla iptal edildiği açıklandı. BTSO’dan yapılan açıklamada, “Şemdinli’de 15 askerimizin şehit edilmesi dolayısıyla daha önceden planlanan ve yapılacağı duyurulan 4. Bursa Alışveriş Şenliği kapanış konserleri edilmiştir. Söz konusu organizasyonlar daha sonra duyurulacak bir tarihte gerçekleştirilecektir” denildi.

Muhteşem dörtlü


Muhteşem dörtlü

Muhteşem dörtlü Sonbaharla birlikte “Binbir Gece” fenomeni yine Türkiye’yi ekrana kilitledi.

DİZİ OYUNCULARININ EN YENİ FOTOĞRAFLARI

Sonbaharla birlikte “Binbir Gece” fenomeni yine Türkiye’yi ekrana kilitledi. Bu rüzgara Elele dergisi de kayıtsız kalmadı ve dizinin “muhteşem dörtlü”sünü stüdyoda buluşturdu.
Çekim aralarında dizinin yeni bölümlerine dair tüyolar veren Tardu Flordun ve Ceyda Düvenci, “Bu sezon yan

karakterler ağırlık kazanacak, çünkü onların su yüzüne çıkmamış hikayeleri var. Dördümüzün ilişkisiyle ilgili olarak da çok büyük sürpriz gelişmelerin yaşanacağını söyleyebiliriz” dedi.
Halit Ergenç, “İnsanlar halden memnunken diziye bitirebilmek en iyisi. Sıkmadan bırakılması gerekir, yani tadını kaybetmeden” derken, Bergüzar Koral ile ekibe dair şunları söyledi: “Aralarında en tecrübesiz benim ve bu kadroyla birlikte olduğum için çok şanslıyım. Beni çok desteklediler.”

Sonbaharla birlikte “Binbir Gece” fenomeni yine Türkiye’yi ekrana kilitledi. Bu rüzgara Elele dergisi de kayıtsız kalmadı ve dizinin “muhteşem dörtlü”sü Bergüzar Korel, Ceyda Düvenci, Halit Ergenç, Tardu Flordun’u stüdyoda buluşturdu. Dört yıldız, hem dizinin yaşamlarına etkisini hem hayata bakışlarını anlattı.

“Bir dizinin başarısı, çok bilinmeyenli denklem” diyor Halit Ergenç. Ne mutlu ki, o çok bilinmeyenli denklemi matematik profesörü gibi çözmüş bir ekibin parçası olarak konuşuyor… Dizinin gidişatını şansa bırakmayacak kadar akıllı bir yapım ekibi, iyi senaryo ve en önemlisi birbiriyle kulak memesi kıvamında uyum tutturmuş oyuncular var karşımda!

Gerçek samimiyeti yakalamış, arkadaşlık ve iş arasındaki çizginin kalınlığını iyi ayarlamış dört güzel insan… Onlar, üçüncü sezonunda hálá Türkiye’nin nefeslerini tutup izlediği “Binbir Gece”nin başkahramanları…

Tatil dönüşü stüdyoda buluştuğumuzda gördük ki biz de “dizileri gerçek sanan yurdum insanı” oluvermişiz… Hüzünlü /_np/3220/6563220.jpgbir Şehrazat beklerken bambaşka bir kadın bulduk karşımızda, adı Bergüzar. Uzun boylu, endamlı, güzel yüzlü ve -inanmayacaksınız ama- çok hareketli genç bir kadın… Tatilde tüm vaktini annesiyle geçirmiş. Halit Ergenç ise Tolga Örnek’le “Devrim Arabaları” isimli bir sinema filmi çekmiş, “On gün tatil ya yaptım ya yapamadım” diyor. Pek dinlenememiş galiba…

Bebek yapacak

Geçen ay kapak çekiminde bir araya geldiğimiz Ceyda Düvenci, hálá mutluluğunun tadını çıkarıyor, güzel güzel bakıyor, gelecek planları yapıyor. Şimdiden iki yıllık kalkınma planını oluşturmuş bile, hem de arada bir sürpriz var: Bebek!

“Binbir Gece benim için kariyer anlamında büyük bir sıçrayış oldu, beni oyuncu olarak da iyi bir yere taşıdı. Dizi bittiği zaman biraz dinlenmeye ve yüzümü dinlendirmeye ihtiyacım var. Ve bu arada da bir çocuk yapmayı düşünüyorum. Oyunculuğa ara verdiğim zaman sunuculuk yapacağım. 2010 yılında güzel bir işle tekrar ekranlara döneceğim” diyor.

Bunları anlatırken, John Lennon’ın veciz cümlesini hatırlatıyor: “Zaten hayat plan yaparken başımıza gelenler ya…”

Sürpriz gelişmeler !

Biraz ipucu istiyorum yeni sezonla ilgili. “Heyecanlı bir sezon olacak”, “Güzel gelişmeler var”, “Değişik bir heyecan” gibi cümleler kuruyorlar, sıkılıyorum. Ne yapsam da bir iki cümle ağızlarından kaçırsalar derken, Tardu Flordun ve Ceyda Düvenci biraz çözülüyor:

“Biraz ipucu vermek gerekirse, bu sezon yan karakterler ağırlık kazanacak, çünkü onların henüz su yüzüne çıkmamış hikayeleri var. Dördümüzün ilişkisiyle ilgili olarak da çok büyük sürpriz gelişmelerin yaşanacağını söyleyebilirim.”

Yine “sürpriz gelişme” noktasına gelince pes ediyor, diziyi sormaktan vazgeçip hayat-memat meselelerine geri dönüyorum.

Sonra Ceyda, “Bennu çok mutsuz bir hamile. Bilmiyorum bir insan bu kadar mutsuz bir hamile olursa sonuç ne olur. Bilmiyorum artık!” diyerek içime kurt düşürüyor, küçük bir ipucu almış olmanın mutluluğuyla rahatlıyorum ve esas merak ettiğim meseleye geçiyorum: Ne oldu da bu dizi gündemimize oturdu? Onlarca dizinin bir kalemde silinip atıldığı kaygan bir zeminde dimdik ayakta durmayı nasıl başardı?

Ahlak meselesi

Tardu Flordun dizinin patlamasını toplumumuzun en hassas olduğu konulardan biri olan “ahlak” çerçevesi etrafında örülen bir senaryoya sahip olmasına bağlıyor. “Ülkemiz insanı için söz konusu olan değer yargıları -özellikle de ahlak meselesi- işin içine girince memleket meselesi durumuna dönüşebiliyor. Çok ciddiye alıyoruz galiba dizileri, gerçek sanıyoruz… Bu kadarının doğru olmadığını düşünüyorum” diyor.

Ceyda Düvenci, “Tesadüflere ve iyi şansa bırakılmış, hesapsızca süren bir dizi değil bu. Ayrıca iş ve özel hayat arasında net bir çizgi var hepimizde. Hepimiz iyi arkadaşızdır ama özel hayatlarımızda her dakika görüşen insanlar değiliz. Zaten öyle olmamalı da” diye başarılarının sırlarını kendi penceresinden sıralıyor.

Tadında bitmeli

Halit Ergenç, dizinin nasıl bitmesi gerektiğiyle ilgili çok yerinde bir saptama yapıyor: “Ben hayatın her anında tadı damağımda kalan şeyleri severim; umarım dizide de böyle olur. İnsanlar halden memnunken bitirebilmek en iyisi. Sıkmadan bırakılması gerekir, tadını kaybetmeden” diyor./_np/3219/6563219.jpg

Kimse dizinin bitmesini istemiyor ancak sakız gibi uzamadan, suyu çıkmadan nokta konulması gerektiğine inanıyorlar. Bergüzar Korel bu dizinin hayatını, duygu dünyasını nasıl da değiştirdiğini anlatıyor: “Sırf şöhretten dolayı insanların beni sevmesinin ya da nefret etmesinin hayatımda yeri yok. Tabii ki dizinin hayatımda büyük etkisi oldu, büyük duygusal çöküntüler de, mutluluklar da yaşattı, ama açıkçası en değişmeyen şey korku. Çok hızlı yükseldiğinizde çok hızlı düşebilirsiniz. Her adımımı sorgulamak zorundayım. Aralarında en tecrübesiz benim ve bu kadroyla birlikte olduğum için çok şanslıyım, çok desteklediler beni…”

Sivri kadın olmam

Herkes kendi canlandırdığı karakterden pek memnun. Özellikle de Ceyda Düvenci. “Şu saatten sonra herhangi bir dizinin kötü karakterini ben canlandırmam. Böyle bir riske girmem… Oynadığım rollerden dolayı oluşan ’ailemizin kızı’ imajını, ailelerin, kadınların beni sevmesini, eşlerini kıskanmamalarını çok seviyorum. Bunu bu saatten sonra bozmak istemem. Diziler o kadar ciddiye alınıyor ki ’kötü kadın’, ’sevilmeyen sivri kadın’ imajı, benim günlük hayatımda da özel yaşantıma da yansır, mutsuz olurum” diyor.

Tardu Flordun ise oyunculuk anlayışıyla ilgili tam aksini söylüyor. “Bana kalırsa bizim topluma örnek olmak gibi bir misyonumuz yok. Çünkü gerçek hayat böyle değil. Katı kurallarla kendini sınırlayan oyuncuların oyunculuklarını da sınırladığını düşünüyorum. Ben hep Kerem olursam, ’herkese örnek cici çocuk’ rollerinde takılır kalırım ve bu oyunculuk adına istediğim bir durum değil. Her şeyi oynayabilmeliyim… Oyuncu kendini sınırlamamalı” diyerek kendi anlayışını özetliyor…

Herkesin perspektifi başka ama kırmızı kanepede objektifimize bakan bu dört isim aralarında şahane bir kimya tutturmuş. Birbirlerine dokunmaları, göz kontakları, muhabbetleri o kimyanın perçini…

“Keşke herkes bu kadar sahici olsa” diyor, mutlu mutlu vedalaşıyoruz…

Beyaz Show” rekorla döndü

Beyaz Show” rekorla döndü

“Beyaz Show” rekorla döndü “Beyaz Show, yeni yayın döneminin ilk programında televizyonseverleri ekran başına topladı.

Beyazıt Öztürk’ün sunduğu Kanal D’nin başarılı talk show programı “Beyaz Show”, yeni yayın dönemine de rekorla başladı. Televizyon ekranındaki 13. yılına başlayan “Beyaz Show”un cuma akşamı ekrana gelen yeni sezon ilk bölümü, A/B Sosyo Ekonomik Statü’de yüzde 7.0 reyting ve yüzde 26.6 izlenme payı ile rekor kırdı ve birinci oldu. Beyaz Show’un, Rafet El Roman, Asuman Krause ve Ayşe Özyılkazel’in konuk oldukları bu bölümü, Tüm Kişiler’de de yüzde 21.9 izlenme payı ile zirvede yer aldı.

Yeni yayın dönemine yeniliklerle başlayan “Beyaz Show”da, Beyazıt Öztürk’ün canlandırdığı “Hüsmen Ağa”, “Psikopat”, “Concon”, “Ejder”, “Adnan” ve diğerleri yeniden ekrandaydı. Eskilerinin yanı sıra yeni tiplemelerin de yer aldığı “Beyaz Show”da, “Canısı” adlı minibüs de üniversiteleri dolaşarak gençlerin yeteneklerini ekrana taşımaya başladı. Ünlü konuklar da gerek sohbetleri gerekse şarkılarıyla programa renk kattı.

Çok Güzel Boncuk Oyası Örneği

boncuk oyaları, boncuk oyası, pul oyası, en kolay boncuk oyaları, en kolay pul oyası örnekleri,oya örnekleri, en güzel oya modelleri, çok şık oyalar, çok kolay oyalar, mekik oyası, firkete oyası

Resimleri Görmek İçin Tıklayınız…

PARİS OTOMOBİL FUARI – GÖZLER YENİLİKLERDE

Otomotiv sektörünün en önemli fuarlarından “Paris Motor Show 2008″ 4 Ekim’de kapılarını ziyaretçilere açacak. Otomobil satışlarının yeniden canlanması için 90′dan fazla yeni modelin dünyaya tanıtılacağı fuarda, Volvo Cars, 2009′un ilk yarısında piyasaya süreceği XC60′ın önden çekişli, Euro 5 uyumlu 2,4 litre dizel motoruyla 175 bg güç ve 420 Nm tork üreten, karbondioksit salımı 170 g/km’nin altında kalan modelini tanıtacak.

Volvo Cars firması fuarda ayrıca her tekerleğinde bir elektrik motoru bulunan ve aküsü her gün ev tipi prizden şarj edilen karma yakıtlı bir model olan Volvo ReCharge Konsept’i de otomobil tutkunlarıyla bir araya getirecek. Aküsüyle yaklaşık 100 kilometre menzile sahip olan Volvo ReCharge Konsept’in 4 silindirli içten yanmalı motoru da gerektiğinde devreye girerek akünün kullanım sırasında şarj olmasını sağlıyor.

HABERİN DEVAMI VE FOTO GALERİ İÇİN.. TIKLAYINIZ

Aktütün Karakol saldırısında ERGENEKON şüphesi!

Son olarak Aktütün karakoluna gerçekleştirilen ve 15 askerimizin şehit edildiği hain saldırının Altınova’daki olaylar ve ‘DTP’lilerin dağa çıkacağız’ açıklamalarının hemen ardından meydana gelmesi ne anlama geliyor?

Aktütün Karakolu’na yapılan ve 15 askerimizin şehit edildiği hain saldırının şekli ve zamanlaması akıllarda soru işareti bırakırken, strateji uzmanlarından şok değerlendirmeler geldi.
İşte Eski MİT mensuplarının değerlendirmeleri…

Hain saldırı sadece PKK’nın işi mi?

PKK’nın arkasında hangi güçler var?

Amaç Türk-Kürt etnik çatışması mı?

Türkiye Kuzey Irak’a mı çekilmek isteniyor?

Saldırı’da Ergenekon parmağı var mı?

Zamanlama akıllarda nasıl bir soru işareti bıraktı?

Balıkesir Altınova’daki olayların saldırıyla bir bağlantısı var mı?

PKK-Ergenekon bağlantısı bu saldırıda kendisini nasıl gösterdi?

Ergenekon’un bağlantıları ortaya çıkarılacak mı?

Şehit cenazelerine dikkat!

İşte bu soruların cevapları:

Habervaktim’in konuya ilişkin sorularını cevaplayan Emniyet İstihbarat Dairesi eski Başkan Vekili Bülent Orakoğlu, olayın çok üzücü olduğunu belirterek, karakolun doğrudan Kuzey Irak’tan, ağır silahlarla saldırıya uğradığını ve bunun dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı olduğunun altını çizdi.

OLAYLAR AYRI AYRI DEĞERLENDİRİLEMEZ
Balıkesir Altınova’da meydana gelen olayları hatırlatan Orakoğlu, “Altonava’da kendiliğinden gelişen bir olay, bir takım provokatörlerin devreye girmesiyle ilçenin tamamına yayılmak istendi. Bu olayda bir takım provokatörlerin devreye girdiği açık. DTP’nin bölgeye giderek olayı tırmandırmaya çalıştıkları da tespit edildi. Türkiye tam bu olayı dindirmeye çalışırken birden bire yapılan bir saldırıyla 15 askerimizin şehit edildiğini görüyoruz. Artık bu olayları ayrı ayrı değerlendirmek mümkün değil” diye konuştu.

TEK MERKEZDEN YÜRÜTÜLEN OLAYLAR
Başka PKK olmak üzere bir çok örgütün iç çatışma noktalarını kaşıdıklarını kaydeden Orakoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Faili meçhuller ya da failleri yakaladığınız zaman kaosa neden olacak olayların ortaya çıkacak olmasını da bu senaryoların bir parçası olarak gözüküyor. Balıkesir’de başlayan gerilimi Türkiye geneline yaymayı amaçlayan bir tablo ortaya çıkıyor. Ben bütün bunların bir merkezden yürütüldüğünü düşünüyorum.”

OLAYLARDAKİ ERGENEKON İZİ
Orakoğlu, olaylardaki Ergenekon izini de şu sözlerle ifade etti: “Ergenekon terör örgütünün genel stratejilerine baktığımız zaman bir Kürt-Türk çatışmasının alt yapılanını hazırlamaya çalıştıkları medyaya yansıdı. Burada da bir zemin hazırlama olayı ortaya çıkıyor. Egrnekonla PKK arasımda bağlar da var. Bunu teröristbaşının ifadelerinde de açıkça gördük. Ergenekon ve PKK gibi Türkiye’de istikrarsızlığa neden olacak bir çok örgütün kurulduğunu görürüz. Varlığını 30 yıla yakındır devam ettiren, hala saldırı düzenleyebilen başka bir örgüt var mı? Bunun sebebi nedir? Kandile bir çok operasyon yapıldı. Bir takım medya organları bu operasyonların ardından ‘TSK örgüte darbe vuruyor’ manşetleri atıyor. Nasıl oluyor bu peki. Şu bir gerçek ki, PKK’nın kuruluş amacı bir Kürt-Türk çatışması çıkarmak. Bunların toprak derdi yok. Tamamen bir takım ülkeler ve Türkiye’de bu ülkelerle birlikte çalışan unsurlar tarafından koz olarak kullanılan bir örgüt. Her türlü destek ve barınma desteği bu örgüte veriliyor. Devamlı zinde tutuluyor. Bu örgütün Türkiye içerisindeki karakollarımıza yaptığı eylemlerde yabancı istihbarat servis elemanlarının da bulunduğunu daha önce söylemiştim. Bu bakımdan, kaos yaratmaya çalıştıklarını görüyoruz. Türkiye’deki vatandaşlarımız arasına nifak tohumları sokan bire eylem bu.”

ERGENEKON’DA HERKES SAF TUTMAYA ÇALIŞIYOR
“Ağır silahlarla yapıldığını gördüğümüz bu olayı, birileri etnik bölünmeyi gerçekleştirmek için kullanacak ve Altonova’da başlayan gerilimi Türkiye’nin tamamına yaymak isteyecek. Burada bizi idare eden mekanizmalara düşen görevler var. Vatandaşlara düşen görevler var. Bu şehitlerin cenazelerindeki olaylara ve provokatörlere çok dikkat etmek lazım. Defnedilecek yerler çok önemli. Örgüt diyor ki, bu yapılan operasyonla ben yıkılmadım diyor. Siyaset mekanizmaları karma karışık. Ergenekon’da herkes saf tutmaya çalışıyor. Bunun arka perdesinin uzantılarının ortaya çıkmasında siyaset mekanizmalarının ciddi destek vermeleri lazım. Her dönemden olduğu kadar.”

MERSİN OLAYLARINI HATIRLATTI
Mersinde yaşanan olayları da hatırlatan Orakoğlu, “O olaylarda insanlar bölünmedi mi?” diye sordu ve ekledi: “Ergenekon örgütü ve PKK arasında bağlantılar var. Akıllı hareket etmek lazım. Ben PKK’ya destek verecek bir parti düşünemiyorum. Bu Ergenekon’un iç ve dış bağlantılarının ortaya çıkması lazım. Arka planındaki gerçeklerin ortaya çıkartılarak insanlara anlatılması lazım. O zaman bu olayların tamamının altındaki gerçekler de aydınlanacak.”
SALDIRININ ARKASINDA DERİN GÜÇLER VAR
Habervaktim’e konuşan Eski MİT mensubu Mahir Kaynak da, saldırının sadece PKK’ya atfedilemeyeceğini ve PKK’nın taşeron olarak kullanıldığını belirterek, “Saldırının arkasında derin güçler ve istihbarat örgütleri var. İki ihtimal var. Bizi tekrar Kuzey Irak’a doğru çekmek istiyor olabilirler, Kürt-Türk çatışması çıkartmak istiyorlar. Altınova olayları ile bağlantı kurulabilir. Bu bir operasyondur. Arkasında terör örgütün aşan bir akıl var” dedi.

BU OLAYI ÜST DÜZEY HESAPLAMAK LAZIM
Kaynak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu olayla bizim Kuzey Irak’a yeni bir müdahale sürecine girmemiz hedefleniyor. Türkiye için hiç zor değil. Ancak burada dikkat edilecek husus, bir Kürt-Türk çatışması ve düşmanlığının yaratılmasını engellemek. Bunu bir soy çatışmasına dönüştürmemek. Bazı çevreler bunu körüklüyor. İki olayı bir birinin zıttı da görebilirsiniz bir birinin aynı da görebilirsiniz. Şu mesaj verilmiş olabilir. ‘Siz Kuzey Irak’a girmeye kalkarsanız biz de içeride böyle olaylar çıkartırız.’ Bu olayı üst düzey hesaplamak lazım.”

Elif Turan – Cık Aradan

Bengü Gezegen

« Önceki girişler